Müslüm Filmi Hakkında Yorumlar

Sohbet sitesinde sizlerle paylaşmış olduğumuz sohbet tartışma konuları arasına bugün, Müslüm filmi hakkında yorumları eklemek istedik. Eğer izlediyseniz, ücretsiz sohbet sitesinin tartışma platformunda Müslüm filmi hakkında yorumlarınızı sizler de bizlerle paylaşabilirsiniz. Herkesin film hakkında farklı bir düşüncesi olduğunu ve hatta herkesin filmi farklı bir bakış açısı ile izlediğini tahmin edebiliyoruz. Dolayısı ile sohbet sitesinde fikir alışverişi yapmak istedik. O halde, işte sohbet tartışma konularımızın ilki, ücretsiz sohbet sitesinin tartışma platformunda sizlerle.

Müslüm Filmi Hakkında Yorumlar

Öncelikle şunu belirteyim: aklımda, gidip de bu filmi izlemek yoktu. Çünkü hem film hakkında yorumların ne şekilde olduğunu bilecek kadar magazin takip ediyorum, ne de Müslüm Gürses hakkında çok fazla bilgiye sahibim. Ama beğendiğim bir kaç şarkısı var tabi ki. Ben genel olarak arabesk değil de, Türkçe pop ve fantazi müzik ağırlıklı bir müzik zevkine sahibim. Ama yapmış olduğum şey DJ’lk. Dolayısı ile gelen dinleyici istekleri ile farklı müzik tarzlarına da, dinleye dinleye alışabiliyorum. İşte bu nedenlerden dolayı Müslüm filmine gitmek hiç aklımda yoktu. Ama biraz ortama uyma gerekliliği dolayısı ile gittik.

Film 13:30’da başlayacaktı. 13:00’da gişedeydik. 13:25’e kadar, sıranın bize gelmesini bekledik. Sadece önlerde yer kaldığı söylendi ki o kalabalıkta bu çok normaldi; tuhaf olan, filmin üçüncü haftası oluşuydu. Yani ilk haftalarda buralar nasıldı diye düşünmedim dersem yalan olur. Bir sonraki seans 14:15 seansıydı. Ona bilet alalım ve film başlayana kadar biraz dolaşalım dedik. 14:00’da salonun kapısındaydık, kapı kapalıydı. Oturup beklemeye başladık. 14:10’dan sonra kapı açıldı. Ama kapı açılmadan önce, insanlar kapının önünde maaş almak için bekler gibi bekliyorlardı. Biz de girdik; ama o sıraya girmedik. Onlar bizden önce salondalardı.

Biliyorsunuz, film hemen başlamaz. Önce reklamlar.. İzledik. Sonrasında bir süre bekledik. 14:30 gibi Müslüm filmi başladı. Sinema eleştirmeni değilim. Film hakkında şöyle iyi; böyle kötü diye yorum yapacak şekilde de izlemedim zaten. Benim Psikolojiye ilgim var. Ben de filmi, Müslüm Gürses ve Muhterem Nur’a odaklanarak izledim. Müslüm Gürses’in babasının annesini öldürdüğü sahnede, yaşlar gözüme kadar geldi; ama akmadılar. Boğazımda bir şeylerin düğümlendiğini hissettim. Ama ben kolay ağlayabilen biri değilim, dolayısı ile ağlayamadım.

Başa bela bir baba karakteri vardı ki adam sürekli, kabus gibi karşılarına çıkmakta idi. Geçtiğimiz hafta, yine ücretsiz sohbet sitesinin tartışma platformunda, kadına şiddet hakkında ne düşünüyorsunuz konusunu sizlerle paylaşmıştım. Aciz bir baba gördüm. Bu dünyada olmaması gereken. Sonrasında kendimi Müslüm Gürses’in yerine koydum: “O yarışmayı kazanmasaydı belki de annesi ölmeyecekti.” dedim. Şöhreti, annesinin ölümünün üzerine inşa olmuş gibi geldi; ama bunların hiç biri onun suçu değildi.

Sonrasında, “Değil günümüzde, o zaman, teknoloji gelişmemişken bile, hayallere ulaşılabileceğini” gördüm. Muhterem Nur’a hayranlık; sonrasında onları bir araya getirmişti. Kim bilir; belki de kader böyle bir şeydi. Ve düşündüklerim sadece bunlarla da sınırlı kalmadı. Muhterem Nur’u bir anda çok farklı bir yere koydum kafamda. O zamana kadar hep istemediği şeyler yaşamış, güvenini kaybetmiş, artık sevgiye aç ve korkak bir kadın halini almıştı. Tek istediği sevgiydi.. Karşılıksız, koşulsuz sevgi. İstediği şöhret, yakışıklılık, sağlık, para… hiç biri değildi. Hayatında eksik kalan sevgiyi tamamlamak istiyordu sadece ve ilk karşılaşmanın kötü olduğu bir adama yakınlık duyabildi. Zaten Müslüm Gürses’in de istediği buydu. Yaşadığı zor hayatta ihtiyacı olan sadece huzurdu. Son anına kadar istediği kadınla devam edebildi hayatına ve onların mutluluğu ile mutlu oldum.

Ama, Müslüm Gürses gibi bir adamı, her ne kadar çok da seviyor olsam, ondan korkabileceğimi düşündüğüm bir an da oldu; kendimi Muhterem Nur yerine koyarak izlediğimde. Ve filmin ortalarından sonra şiddetli bir baş ağrısı hissettim. Sanırım ağlayamamanın verdiği doluluk, bu düşüncelerle birleşti ve baş ağrısına sebep oldu.

Müzikler Müslüm Gürses’in kendi sesinden olmalıydı; ama bu noktada da Timuçin Esen’in üstün başarısından söz etmeden geçemeyeceğim. Bir kaç şarkıda, bunu da mı Timuçin Esen söylemiş; yoksa Müslüm Gürses’in mi dediğim oldu. Mutlu Ol Yeter şarkısında ise özellikle şarkının başında, tüylerim diken diken oldu. Ben, sohbet tartışma konularının başında da belirtmiş olduğum gibi arabesk dinlemiyorum. Dolayısı ile şarkıyı hem Hasret Rüzgarları sandım; hem de Mutlu Ol Yeter şarkısını İbrahim Tatlıses’ten biliyordum; ama Müslüm Gürses’in de söylediğini bilmiyordum; ona da şaşırdım.

Sohbet sitesinde, Müslüm filmi hakkında yorumlara bakarak filmi izlemek isteyip istemediği hakkında kararsız kalanlar için şunu söyleyebilirim: Ağlayabilenlerdenseniz gidin. Yoksa, benim gibi baş ağrısı ile geri dönebilirsiniz. Müslüm Gürses’e Allah’tan rahmet diliyorum. Bu dünyada çok çekmiş; mekanı cennet olur inşallah. Muhterem Nur’u da güzel yüreğinden dolayı kutluyorum. Allah ona sağlıklı ömürler versin. Hayatlar… Herkes için farklı yaşanır. Hiç kimse dışarıdan göründüğü gibi değildir. Ön yargılarınızdan olabildiğince kurtulun.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.